Çok özel bir yere davetlisiniz
GEZGİN GÜNLÜĞÜ
Alaçatı'nın en güzel zamanı

Alaçatı'nın en güzel zamanı

Yazlıkçılar dolmadan Alaçatı sokaklarında dolaşmak ve kahvelerinde oturmak çok keyifli. Hakkıyla keşfetmek için bu sıralarda gitmenizi şiddetle öneririm

Ben bu hayatta alışkanlıklarımdan kopamam. Kendimi bildim bileli aynı mağazalara, aynı berbere giderim. Bütün ahalisini tanıdığım kahvelerim, yıllardır iyi-kötü taşıdığım dostlarım vardır. Kitaplarım hep aynı sırada durur. Lokantalarımda yediğim yemekler, güzergahlarımda geçtiğim sokaklar, izlediğim evler, rastladığım yüzler hep aynı karenin değişik versiyonlarıdır. Kullandığım tıraş losyonu 20 yıldır "benim"dir. Cüzdanım eskir, aynından alırım. Ayakkabılarım, montlarım "santimi santimine" aynıdır. Kendi tatillerimde gittiğim yerler hep aynı yerlerdir...
Arada, ama gerçekten çok arada, yeni bir isim listeye eklenir. Cep telefonuna kayıt ettiğim bir yeni dost, diyelim bir kere denemekten sonra "asıl" kadroya dahil edilen bir usta, "mutlaka yine" dediğimiz bir lokanta 40 yılın başı başıma gelen bir vakadır. Hep yerleşmek, iyice kök salmak; başka şeyleri ve yerleri tanımak ama mutlaka "asıl" alışkanlıklarıma bağlı kalmak isterim. Gezmeyi de, en çok kendi hayatıma döndüğüm zaman severim.
Yıllardır geziyorum işte. Sorun bana "Listeye kaç yer ekledin?" diye, inanın çok az. Bu, diğer yerleri sevmemekle alakalı bir durum değil. Başka bir şey. İlle de "İşin sırrı ne?" derseniz, "Bir olmak, oralı olmak, ortamda kaybolmak" derim size. Böyle olduğunu zannettiğim yerler de olmadı değil ama ikinci gidişte büyü buharlaşıp uçuyorsa, zorlamaya lüzum yok... Uzun lafın kısası: Listeye son yıllarda Gayrettepe'den Maci Restaurant, Bostancı'daki berber, Romen boyacı Yanko Usta eklendi.


Yerlerden de Alaçatı...

Eski adı Alacaat
1850'de durmaksızın yağan yağmurla bataklığa dönüşen Alacaat köyü, devrin sadrazamının emriyle kurutuldu. Ege adalarından gelen Rum işçiler toprağın bereketini sevdi, köyde kalmaya karar verdi. Bağcılık, şarapçılık gelişti. Mübadele sonrası yerleşenler tütüncülükte ısrar ettilerse de tutmadı.
Mitolojiye göre Rüzgar Tanrısı'nın yaşadığı Alaçatı, 1990'larda sörfçüler tarafından keşfedildi. Akıllı insanlar, uygar düşüncelerle köy "doğru" gelişti. Lavantacılık başladı. Sakız ağaçları yendiden yaşam bulmak üzere filizlendi. Evler bir bir hayata kavuştu. Saksılardan çiçekler sarktı. Şehirlerden kaçanlarla köylüler, Rüzgar Tanrısı'nın memleketinde "bir" olup büyüdüler...

Orta Kahve'nin mavi iskemleleri
Alışkanlık oldu işte, hep Orta Kahve'nin mavi iskemlelerinde oturuyorum. Ahşap yerleri, sokaktan geçenleri izliyorum. Sokaklarda dolaşıp evlerin fotoğraflarını çekiyorum. Pencereli kapılara her seferinde hayran oluyorum. Caddelerde bir aşağı bir yukarı turluyorum.
Sonra da dönüp Köşe Kahve'de oturuyorum. Yine caddeye bakıyorum, bir tanıdığa rastlıyorum, kendimi acayip "buralı" hissediyorum...

Nerede kalınır?

Taş Otel'de kalmasanız da mutlaka ziyaret edin. Sadece birkaç odası olan, çok özellikli bir otel.
Tel: (0232) 716 77 72 l Alaçatı gerçek anlamda bir butik otel cenneti. Beyaz Han'ı deneyebilirsiniz. Tel: (0232) 716 84 53 l Sakız ağaçlarının gölgesinde bir taş evde kalmak için de Sakızlı Han'ı öneririm. Tel: (0232) 716 61 08 l Emel Aliberti'nin O Ev'i sezona hazırlanıyordu. Oteli ilk kez gezdim ve çok beğendim. Tel: (0232) 716 61 50

Ne yapılır?


Mutlaka sörf. En azından deneyin. Sahil, merkeze 3 kilometre uzaklıkta. Ben bir kere denedim!

Roman mahallesi çok renkli. Havaları yerindeyse müzik de yapıyorlar.

Yeteri kadar cesaretliyseniz, daha denizler ve sahiller bomboşken yüzün. Çark Plajı ve Sea Side'a gidin.

Alaçatı'da her ev güzel sanki. Ya da bana öyle geliyor... Her defasında uzun uzun ev gezmesi yapmaktan çok mutlu oluyorum. Kapısını çalıp içeri girdiğim çok ev oldu.

Dağ-bayır yürümekten zevk alıyorsanız, en doğru yerdesiniz. Üstelik ot toplamanın tam da vakti.

Ne yenir?

Agrilia'nın kahvaltıları da yemekleri de muhteşem. Buğdaylı salata ve patlıcanlı spagetti yedim. Enfesti. Tuval'i çok severim ama henüz açık değildi. İmren Tatlı ve Helva Evi'nde tatlı yemeden sakın dönmeyin. Özellikle de sakızlı muhallebi... Köşe Kahve'nin tartları, özellikle limonlu olanı olay! Bir de Alaçatı'ya özel sakızlı kahveyi deneyin. Kömür ateşinde uzun zamanda pişiyor.

Fatih Türkmenoğlu

DİĞER YAZILAR
DİĞER HABERLER