Çok özel bir yere davetlisiniz
GEZGİN GÜNLÜĞÜ
Her köşesinde başka bir tarih

Her köşesinde başka bir tarih

Bergama’nın girişinde antik dönemdeki üç hastaneden biri olan Asklepion var. Akropol, tepedeki Trajan Tapınağı Kızıl Avlu, Selçuk Minaresi’yle ilçe tam bir açıkhava müzesi...

Tam da bu yüzden gezmeyi seviyorum. Sürpriz deyişleri öğreniyorum. Enteresan kişilerle karşılaşıyorum. İşte gerçekten etkileyici insanlar, o ünlü olmayan yerel bilgeler. Bergama’da yürürken 90 yaşında bir amca döndü
bana dedi ki; “Biliyor musun senin bahtın çok açık olacak, çünkü senin alnın açık...” Şimdi böyle bir şeyi
unutmama imkân var mı?

İzmir’e bağlı bir ilçe olan Bergama, 114 köyü ile Türkiye’nin en fazla köye sahip ilçelerinden biri. 120 binlik
nüfusunun yarısı merkezde. Bergama İon, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı izlerini taşıyor.

İlçe’nin girişinde Antik dönemde dünyada sadece üç tane olan hastanelerden biri olan Asklepion var. Kapısında “Buraya ölümün girmesi yasaktır” yazıyor. Bergama’nın eski ismi olan Pergamon, bugün Berlin’deki bir müzenin de adı. Yunan döneminin en önemli şaheserlerinden Zeus’un Sunağı da o müzede. Tarihte 500 bin kitaplı İskenderiye kütüphanesinden sonra, en büyüğü 200 bin kitaplı Bergama. Kütüphane, Markus Antonius tarafından Kleopatra’ya düğün hediyesi olarak veriliyor. Akropol, tam tepedeki Trajan tapınağı, eski Mısır tanrı ve tanrıçalarına adanmış ve bugün cami olarak kullanılan Roma tapınağı olan Kızıl Avlu, Selçuk Minaresi, Küplü Hamam ve daha nereler nereler. Bergama, kocaman bir müze...

Ayvalık-Bergama arasındaki yolda Kozak. Köylere gitmek için sola, sağa kıvrılmak gerekiyor. Binlerce hektar üzerine yayılmış Kozak yaylasının Balıkesir ve İzmir’de toprakları var. Köylüler yaylada 5 milyon civarında fıstık çamı olduğunu söylüyor. Her köyde başka bir güzellik, başka bir manzara var gerçekten de. Kiminde antik bir kentle, kiminde bozulmamış bir meydanla karşılaşıyorsunuz. Yolda üzüm bağları, muhteşem kayalar, uçsuz
bucaksız ormanlar... Deniz için Dikili ve Çandarlı Güzel bir deniz keyfi için Dikili’yi de öneririm. Ege’nin en keyifli bölgelerindesiniz; tadını çıkarın! Ayrıca Dikili’nin Yahşibey ve Bademli köylerini mutlaka ziyaret edin.

Nasıl gidilir?
Bergama, Kozak Yaylası, Ayvalık, Dikili ve Çandarlı birbirlerine oldukça yakın. Bergama’nın bağlı olduğu İzmir’e uzaklığı 110 kilometre. Ama Balıkesir’e daha yakın, İzmir-Çanakkale karayolundan 8 kilometre içeride.
İstanbul’dan arabayla gidecekseniz, Bandırma’ya feribotla geçerek yolu daha zahmetsiz hale getirebilirsiniz.
Bandırma-Ayvalık arası  223 km. Uçarak İzmir’e giderseniz, otobüslerle her yere ulaşımınız sorunsuz olacaktır.

Ne yapılır?
?Ayvalık’a, Bergama’ya günübirlik gidilebilir. Daha sonra Dikili’ye, Çandarlı’ya, antik kentlere ve civar köylere de geziler düzenlenebilir. Dünyanın en güzel yörelerinden birindesiniz, tadını çıkarın!

?Kozak Yaylası’nda piknik yapılır. Kozak, Bergama-Ayvalık arasında. Zaten bütün yol 67 km. Nebiler köyündeki şelale görülmeli. Küçük bir kaplıcası da var. Ayrıca mağarayı da kaçırmayın. Göbeller’de de kamp alanları ve yürüyüş parkurları var. Kuş gözlemciliği yapmaya da elverişli.

?Yöreyi hakkıyla gezmek için, Bergama Cumhuriyet Meydanı’nda Sağlam Restaurant’ı işleten Mehmet Sağlam’ı
bulmanız iyi olur. Mehmet Bey Urfalı ve ilkokul mezunu. Toprak, insan ve tarih seviyor; doğa aşığı. Köylere gezi güzergâhları çıkartmaya çalışıyor.

?Deniz için Dikili ve Çandarlı’ya gitmenizi öneririm. Çandarlı Kalesi ve çevresi de gezmeye değer.

?Bergama girişindeki Asklepion’u mutlaka ziyaret edin. Çok etkileyici.

?Bergama Müzesi’ne  bayıldım, es geçmeyin.

?Bergama içinde, Çinili  Minare ve Ulu Cami’yi mutlaka ziyaret edin. Şadırvanlı Cami ve Kurşunlu Cami de var...
?Eski hamamlara meraklıysanız, Küplü Hamam ve Tabaklar Hamamı var.

?Yakınlardaki Allinoai Antik Kenti’ni mutlaka ziyaret edin. Antik şehrin ılıcası hâlâ kullanılıyor.  Dikili, serin suyuyla deniz için keyifli bir alternatif. Hem merkezden, hem de civardaki yazlıkların önünden denize rahatlıkla  girebilirsiniz.

Ne yenir?
?Yöresel peynirler, çamfıstığı ve üzüm! Kozak köylerinden Demircidere’de çok güzel keşkek yaparlarmış, ben
yemedim.

?Bir de “gelin alma”da yapılan “sura” var. Kemiksiz kuzu kaburga, Kozak fıstığı, kuşüzümü ve dağlardan toplanan
otlar birlikte fırınlanıyor. “Türkiye’de Görülmesi Gereken 101 Yer” kitabını birlikte yazdığım rehber arkadaşım Saffet Emre Tonguç “Afrodisias turunun ardından en güzel seçenek, 2 kilometre mesafedeki Anatolia restorana
gitmeniz” diyor. Anatolia Restaurant (0256) 448 81 38

DİĞER YAZILAR
DİĞER HABERLER